Daima Yaşayacaktır…
Cumhuriyet Bayramı kutlamaları çocukluğumda ve gençliğimde okulun tatile girmesi anlamı taşıdığı için beni çok mutlu ederdi. İleri yaşlara kadar bu böyle sürdü. Atatürk’ü ve ve O’nun amacını anladıktan sonra bu bayram benim için bir gurur kaynağı oldu. Yüreğim dolu dolu cumhuriyeti ve cumhuriyetin bana ve yurduma sağladıklarını hissettim ve yaşadım. Bu coşku hala içimde yaşıyor. Ancak bu coşkunun yanına bazen korkuda karışıyor. Cumhuriyete, Atatürk’e ve Bölünmez bütünlüğümüze bunca saldırı varken, içte ve dışta bizi yok etmeye çalışanlar varken bazen korkuyorum. Endişelere kapılıyorum. Ama bu çok kısa sürüyor. Korktuğumu hissettiğimde yaptığım tek şey bana verdiği bir yazıyı okumak oluyor. O yazıyı okuyunca tüm gücüm yerine geliyor, tüm yüreğimi sevgi ve cesaret dolduruyor. Bu topraklar üzerinde tek başıma bile kalsam iki göz evimde ben ölene kadar Atatürk’ün ideallerinin yaşayacağını biliyorum. Geleceğe daha güvenle bakabiliyorum. Ve YAŞASIN ATATÜRK VE CUMHURİYET diyorum.
Bahsettiğim yazıyı sizinle de paylaşmak istiyorum. Belki siz, size verdiğini kaybetmiş olabilirsiniz…
Ey Türk gençliği!
Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni, bu hazineden, mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî, bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerait, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasî emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr u zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen; Türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asîl kanda, mevcuttur!
Mustafa Kemal ATATÜRK